Gaziantep kalesi efsanesi ve tarihi

26.10.2016 09:49:24 BilgeDede
Gaziantep kalesi efsanesi ve tarihi" title=  

Gaziantep, dünyanın hala yaşam sürülen en eski kentlerinden biridir. Böyle olunca da geçmişten günümüze uzanan birçok tarihi eserin ve anıtsal yapının da beşiği olmuştur. Bunlardan biri de hala tüm gizemi ve güzelliğiyle dimdik ayakta duran Gaziantep Kalesidir.


Kalenin tarihi;


 
Gaziantep Kalesinin kimler tarafından ya da ne zaman yapıldığı bilinmese de, üzerinde bulunduğu höyüğün geçmişi günümüzden yaklaşık 6 bin yıl kadar önceye, yani kalkolitik döneme kadar uzanmaktadır. Şehrin merkezinde Alleben deresinin güneyinde, 30 m yükseklikteki höyük üzerinde yer alan kalenin, yapılan arkeolojik çalışmalar sayesinde Roma döneminde ve M.S. II – IV. yüzyıllarda gözetleme kulesi olarak inşa edildiği, zamanla da genişletildiği belirlenmiştir. Gaziantep kalesi, bugünkü şeklini Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde yani VI. Yüzyılda kazanmış olup, yine bu dönemde kalenin güney kısmı kemerli ve tonozlu galerilerin oluşturduğu temel yapılarıyla donatılmıştır.



Kale zamanla genişlemiş, çapı 100 metreye, çevresi de dairesel bir şekil alarak 1200 metreye ulaşmıştır. Evliya Çelebi’nin Seyahatname‘sinde kalenin 32 kulesi olduğu belirtilse de günümüze bunlardan sadece 12 adedi ulaşabilmiştir. Gaziantep kalesinin çevresinde 30 metre eninde ve 10 metre derinliğinde bir hendek bulunmakta, kaleye ulaşım ise bir köprü ile sağlanmaktaydı. Bizans döneminden sonra, kale dönem dönem elden geçirilmiştir. Kitabelerden birinde Mısır Sultanı Kayıtbay’ın 1481’de tadilat yaptırdığı, 1557 yılında da Kanuni Sultan Süleyman tarafından da kale köprüsünün iki yanındaki kulelerin yeniden inşa ettirildiği görülmektedir.


Efsaneler;

Halk arasında kalenin yapılışı ile ilgili anlatılan bir efsaneye göre; kale çok zengin bir kadın tarafından yaptırılıyormuş. Sokağa çıktığı bir gün cenaze taşıyan bir kalabalık görmüş ve hizmetçisine “nedir bu?” diye sormuş. Hizmetçisi, “ Gün gelir insanlar ölür ve ölülerini de böyle taşıyarak toprağa gömerler. Taşıdıkları tabutta dün bizim kadar canlı bir insanın ölüsü var…” demiş. Zengin kadın hemen yaşadığı yere dönerek kalenin inşaatını durdurmuş. Bunu yaparken de ustalara “ Bırakın kale yarım kalsın, ben hiç ölümü düşünmezdim…” demiş. Doğruluk derecesi bilinmeyen bir efsane, ancak bununla da sınırlı değil.

gaziantep kalesinin iç kısmı

Kalenin ismi ile ilgili de anlatılan bir efsane var; efsaneye göre kaleyi bölgenin sahibesi olan bir kız yaptırmaktaymış. Ancak masrafları karşılayabilmek için bir süre sonra çok değerli bir taşı olan yüzüğünü satmış ve kalenin yapımında kullanmış. Bunun için de kaleye “Yüzük Kalesi” ( Kala-i Füsus ) adı verilmiştir.  

 






SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır