Üst solunum yolları enfeksiyonlarından korunma

19.10.2016 22:34:38 BilgeDede
Üst solunum yolları enfeksiyonlarından korunma" title=  

 Solunum sistemi sürekli olarak çok sayıda enfeksiyon ajanının saldırısına uğrar. Bu saldırı sonucu, kulak, burun, paranazal sinüsler, geniz (nazofarenks), yutak (farenks), gırtlak (larenks) bölgesinde ortaya çıkan her türlü enfeksiyona üst solunum yolları enfeksiyonları (ÜSYE) denir. Havaların soğuması ve okulların açılmasıyla birlikte kapalı alanlarda daha çok kalınması gibi nedenlerden dolayı sonbahar ve kış aylarında ÜSYE daha sık karşılaşılmaktadır. Yaşamın ilk yılı boyunca her sene ortalama 3 ila 8 ÜSYE atağı gecirilir.   aslında bademcik enfeksiyonu (tonsillit) sinüs enfeksiyonu (sinüzit), yutak enfeksiyonu (farenjit) ve gırtlak enfeksiyonu (larenjit) gibi durumları içermekle birlikte daha çok nezle (Akut viral rinit, nazofarenjit, soğuk alğınlığı, common cold) ve grip (influenza veya enflüanza) hastalıklarını tanımlamakta kullanılır.
 

Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, ateş, öksürük, hapşırma, başağrısı, boğazda yanma ve ağrı, geniz akıntısı, adale ağrıları, halsizlil ve iştahsızlık ana belirtileridir.Virüslerin daha çok sebep olduğu bu hastalık grubunda bulaşma yakın temas ile olmaktadır. Hapşırma ve öksürme ile ortama dağılan partiküller (virüslere ait küçük parçalı yapılar) uzun süre havada asılı kalmakta ve buradan geçen bireylere rahatlıkla bulaşmaktadır. Özellikle havalandırmanın yetersiz olduğu kapalı alanlar ve yakın temasın en çok olduğu kalabalık yerlerde (okul, sinema, toplu taşıtlar ve yurt ) bu enfeksiyonların sonbahar ve kış aylarında daha sık görülmesine neden olmaktadır. Alınacak basit önlemlerle bu enfeksiyonlarda korunulabilir ve salgınların oluşması engellenebilir.


 
Ellerin yıkanması birçok bulaşıcı hastalıktan olduğu gibi ÜSYE den de koruyacaktır. Bununla birlikte sık temas edilen kapı- pencere kolları, telefon ve çalışma masası gibi yüzeylerin düzenli dezenfekte edilmesi gerekir. Hasta olan kişilere çok yaklaşmamak, temas etmemek, havlu ve bardak gibi eşyaları ortak kullanmamak oldukça önemlidir. Hastanın da hastalığı çevreye bulaştırmamak için önlemler alması gereklidir. Maske takmak, tokalaşmamak, öpüşmemek  başkalarıyla ortak eşya kullanmaması gerekmektedir.
 
ÜSYE olan kişilerin mümkünse işe gitmemeleri ve evde istirahat etmeleri enfeksiyonun diğer bireylere bulaşma  ve yayılma riskini azaltması açısından önem arzetmektedir.
 
Bağışıklık (immün sistem, vücut direnci) sistemimizin olumsuz etkilenmemesi için düzenli ve dengeli beslenmeye özen göstermek gereklidir. Tek yönlü beslenmeden kaçınarak bol bol sebze ve meyve tüketilmesi önerilmektedir.
 
 
Yetersiz uyku, stres, aşırı alkol ve sigara tüketimininde bağışıklık sistemini olumsuz etkilediği bilinmektedir.
 
Toplu taşıtlar, okul, kışla, sinema, yurt, tiyatro gibi kalabalık yerlerde ÜSYE geçirmekte olan bir kişi hastalığı kolaylıkla ortama yayıp diğer sağlıklı bireylere bulaştırabilmektedir. Bu sebeple bu tür yerlerde havalandırmanın yeterli olmasına dikkat etmek, temizliğe özen göstermek gibi basit tedbirler ile ÜSYE yayılma riskini engeller.
 
Risk grubundakilerin grip aşısı olması korunmak açısından önem taşımaktadır.
 1. 65 yaşın üzerindeki sağlıklı kişiler.
2. Hangi yaşta olursa olsun, kronik hastalığı bulunan kişilere bakım veren merkezlerde kalanlar ve çalışanlar.
3. Son bir yıl içerisinde hospitalizasyon veya tıbbi takip gerektirecek kadar ağır kronik kardiovasküler (kalp-damar hastalığı olanlar) ve pulmoner (akciğer) enfeksiyonu olanlar.
4. Kronik metabolik hastalığı (diabettes mellitus=şeker hastalığı) renal disfonksiyonu, anemisi (kansızlık), hemoglobinopatisi, immün disfonksiyonu veya astması olan yetişkin ve çocuklar.
 5. Yaşı 6 ay ile 18 yıl arasında değişen, uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuklar.
6. İkinci veya üçüncü trimesteri influenza sezonuna gelen gebe kadınlar.
7. İnfluenza komplikasyonu riskini artıran bir hastalığı bulunan kişiler.
 8. Hastane ve bakımevlerinde çalışanlar.
 9. İnfluenzanın sık görüldüğü ve ağır seyrettiği hastalığı bulunan kişilerle aynı evde yaşayanlar


Aşılanması Gereken Kişiler de Dikkat Edilecek Durumlar: Yumurtaya, latekse veya timerosala karşı anafilaktik reaksiyonu olan ve Guilain-Barre sendromlu hastaların aşılanmamaları önerilir. Ayrıca akut, ateşli en eksiyonu olanlar da hastalıkları geçinceye kadar aşılanmamalıdır.


 Uygulanma Zamanı: Aşı uygulandıktan 1-2 hafta sonra korumaya başlar ve 6- 12 ay süre ile koruyuculuk devam eder. Ülkemizde influenza kasım-nisan ayları arasında sık görüldüğünden, eylül ve ekim aylarında aşının uygulanmasında yarar vardır.
Koruyuculuk: Aşının koruyuculuğu oldukça iyidir. Ancak gerek virus hızlı antijenik yapı değiştirdiğinden, gerekse de influenza dışında birçok farklı virus benzer semptomlara neden olduğundan, aşılanmış kişiler hastalığı geçirebilir. Yine de bu kişilerdeki enfeksiyon aşılanmamış kişilere göre daha hafif seyretmektedir.
Yan Etkileri: İnfluenza aşısının en sık görülen yan etkisi aşının yapıldığı yerde 2 gün kadar sürebilen ağrıdır. Aşı canlı virus içermedeğinden, influenzaya neden olmaz, ancak alerjik olaylar nedeniyle influenzaya benzeyen hafif semptomlar görülebilir.






SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır