Dilenciye para vermek caiz mi?

6.6.2016 16:02:18 BilgeDede
Dilenciye para vermek caiz mi?" title=  

Dilenci erkek olursa Hizir a.s. olma ihtimali oldugu için verilir ama kiz olursa verilmez diye bir düsünce hakim bunun bir dayanagi var midir?



Hayir, dilenen kiside cinsiyet ayrimi olmaz, yapilmaz/yapilamaz. Ama bu hususta dikkatli olmak, isin istismarini yapanlarin üremelerine/çogalmalarina, önlerinin açilmasina firsat vermemek lazim. Dilenenleri bos çevirmemeye çalisirken, onlara ölçüsüz meblaglar vermemek gerekir. Kaldi ki bugün, Sosyal Yardimlasma ve Dayanisma Fonu’ndan ihtiyaci olanlara gerekli yardimlar yapilmaktadir. O halde bunlara yapilabilecek en iyi yardim, o durumda olanlarin adi geçen kurumla irtibatlarini temin etmektir. Böylece dilencilige firsat taninmamis, bu durum normal bir olay gibi görülmemis olur. 

Ancak hemen belirttelim ki; dilenciligin altinda hangi sebep yatarsa yatsin, hepimizin tartismasiz kabul edecegi aci bir gerçek varsa, o da bu kötü aliskanligin bir hastalik, toplumun kapanmaz, sifa bulmaz bir yarasi olusudur. Gördügümüz kadariyla dilenciler, genelde bedenî özürlerinden, hastalik veya yasliliklarindan dolayi çalisamayan kimselerden olusuyor. Ama günümüzde büyük bir kismi da bu durumu istismar ediyor.

Deyim yerindeyse, dilencilik artik bir "meslek" haline gelmis. Havadan gelen para varken, el emegine, alin terine ihtiyaç duyulmamistir. Toplum hayatinda köklü degisiklikler yapan Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), dilencilik hastaligina çareler getirmis. Dilenmeyi bir aliskanlik haline getirenleri bu yoldan vazgeçirmek için tedbirler almistir.

Enes bin Malik (r.a.) anlatiyor: Bir gün Rasûlullah'in (s.a.v.) huzuruna Ensar'dan birisi geldi, bir sey istedi. Rasûlullah Efendimiz ona sordu: 

- "Evinde bir sey var mi?" 

- "Evet, var yâ Rasûlallah, bir çulumuz var. Bir tarafini altimiza seriyoruz, diger tarafiyla da örtünüyoruz. Bir su kabimiz var, onunla da su içiyoruz." 

- "Öyleyse hemen kalk, çulu ve su kabinin her ikisini de al, bana getir." O kisi gitti, hem çulu hem su kabini getirdi.

Peygamberimiz çulla su kabini eline aldi, orada hazir bulunanlara gösterdi, 

- "Su iki esyayi satin alacak kimse var mi?" diye sordu. Oradakilerden birisi, "Ben her ikisine de bir dirhem veririm" dedi. Rasûlullah (s.a.v.) iki-üç defa, "Bir dirhemden fazla veren yok mu?" diye tekrarladi. Daha sonra baska birisi, "Ben iki dirheme alirim" dedi. Rasûlullah Efendimiz çulu ve su kabini o zata satti. Iki dirhemi aldi, esya sahibine verdi ve söyle buyurdu: 

- "Bu paranin bir dirhemi ile yiyecek al, ailene birak. Bir dirhemiyle de bir balta al, bana getir."

O adam gitti, bir balta aldi, geldi. Peygamberimiz (s.a.v.) baltaya kendi eliyle bir sap takti. Sonra da o adama verdi: 

- "Al bunu, git odun kes, topla, sat. Seni on bes gün görmeyecegim" buyurdu. O adam gitti, odun kesti, topladi, satti. Daha sonra Peygamberimizin (s.a.v.) huzuruna geldi, on bes dirhem kazanmisti. Bir kismiyla giyecek, bir kismiyla da yiyecek almisti. Rasûl-i Ekrem Efendimiz bunun üzerine söyle buyurdu: 

- "Kiyamet gününde, ilencilik yüzünden siyah bir nokta olarak gelmektense, su halin ondan daha hayirlidir. Dilenmek ancak su dört kisiye caizdir:

1) Topraga yapistiran fakirlige ugrayana (son derece yoksul düsene)…

2) Altindan kalkamayacak derecede borç altina girene…

3) Para bulmak için kan parasi yüklenen kimseye…

4) Çok aci veren, tedavisi mümkün olmayan bir hastaliga yakalanan kimseye, (ki bunlar,) ihtiyaci kadar isteyebilir." [Ebû Dâvud, Sünen, Zekât, 26] 

Hadisten açikça anlasilan odur ki; 

Kadin olsun erkek olsun, çalisamayacak kadar magdur, sakat ve özürlü olan kisi, kendisine bakacak bir kimsesi yoksa, devlet de yardim etmiyorsa, ancak zarurî ihtiyacini giderecek kadar baskalarindan isteyebilir, dilenebilir. 

Bu zorunlu durumlar disinda, dilenciligi bir geçim yolu haline getirenler, büyük bir vebalin altina giriyorlar. Bu tür kimselere Fahr-i Kâinat Efendimizin ciddi bir uyarisi vardir: 

"Her kim malini çogaltmak için (dilencilik yapar) insanlardan mallarini isterse, o ancak ve ancak ates parçasi ister. Artik bunun ister azini, isterse çogunu ister." [Müslim, Sahih, Zekât, 35]

Bu hadis, ihtiyaci olmadigi halde dilenmeyi reddettigi gibi, Cehennem azabini netice verecek bir is oldugunu da ifade ediyor, dilenmeyi haram sayiyor. Bu açidan haram isleyenlerin sayisinin artmamasi için, bu tür kimselerin türemesine/artmasina firsat vermemek gerekir. 






SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır