Psikosomatik Bozuklukların Tedavisinde Genel İlkeler

26.6.2016 23:53:24 BilgeDede
Psikosomatik Bozuklukların Tedavisinde Genel İlkeler" title=  
Temel olarak önerilen yaklaşım hastanın sorun alanlarını ortaya çıkaracak şekilde emosyonel du­rumu, kişilerarası ilişkileri ve kişilik özelliklerini te­mel alan görüşmelerin yapılmasıdır. Psikiyatrist ol­mayan bir klinisyen de hastaya belirtilerle psikolojik durumu arasındaki bağlantıları açıklayabilir. Bu ko­nularda hasta yeterince aydınlatıldıktan ve psikoterapiden yararlanacağı sonucuna varıldıktan son­ra, bilgisi dahilinde psikiyatriste yönlendirilebilir .

Bundan sonraki aşamalar hastanın diğer insanlarla olan ilişkilerinin ve bu ilişkilerin şekillenmesinde önemli olan kişilik özelliklerinin ele alındığı aşama­dır. Bu alanlardaki sorunların konuşulmasıyla has­talar, rahatsızlıklarının yalnız fiziksel bir sorun ol­madığını kavradıklarında yönelimleri değişecek ve iyileşme yönünde gösterdikleri gelişme artacaktır.

Ayaktan psikoterapi da­ha çok organ belirtiler hafif olan ve derinde yatan temel kişilik bozukluğunun nevrotik bir üst yapı ile kaplandığı, organ belirtilerinin ortaya çıkışında nevrotik nitelikte çatışmaların rol oynadığı vakalarda uygun düşer.

”Hiçbir şeyi kafana takmayacaksın, hiçbir şeye üzülmeyeceksin" şeklinde, çok da anlamı olmayan önerilerde bulunulmamalıdır. Hastalar hastalıkları­na neden olabileceğini düşündükleri sorunlarını ve çatışmalarını dile getirme yönünde desteklenmeli­dir.

Psikoterapi uygulanacak hastalarda psikodinamik psikoterapi, kısa psikoterapi, analitik yönelimli psi­koterapi, analitik grup psikoterapisi, bilişsel davra­nışçı terapi seçenek olarak değerlendirilebilir.

Grup terapilerinde hastalar için her şeyden önce az da olsa ruhsal hastalık ve baskılar konusunda iç görü gerekmektedir.

Aile yapısında ve ilişkilerinde bozukluklar olduğun­da, sistemik aile psikopatolojisi ile birlikte bulundu­ğunda ve özellikle de çocukları psikosomatik hasta­lıklarında aile psikoterapisi gerekli ve çok yararlıdır.

Biofeedback yöntemiyle hastanın kendi otonomik belirtilerini tanıması ve onları yatış­tırması sağlanabilir.

Gevşeme egzersizlerinin öğretilmesi de hastalar için yararlı olmaktadır.

Psikoterapinin ayaktan uygulanacağı durumlarda tedaviye organik hastalığın akut durumunun dindiği aralıklarda başlanmalıdır. Bir kez başlandıktan son­ra da arada organik nüksler ya da belirtilerde artış olsa bile psikoterapi kesilmeden sürdürülmelidir.

İlaç tedavilerinin seçiminde, hem psikiyatrik ilaçla­rın hem de fiziksel sağaltım amacıyla kullanılan ilaçların karşılıklı etkileşimlerine, hastalık belirti ve bulgularıyla karışabilecek etkilerine ve fiziksel du­rum nedeniyle değişebilecek biyoyararlanım düzey­lerine dikkat edilmelidir.

Uzm.Dr. Sevilay ZORLU

Psikiyatrist & Psikoterapist





SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır