Mustafa Kemal'in meslek seçimine iliskin görüsleri

18.6.2016 12:46:00 BilgeDede
Mustafa Kemal  

Atatürk’ün meslek ile ilgili yazdiklari 1930 yilinda yazilmis olmasina ragmen bugünün kariyer dünyasina isik tutuyor diyebilirim. Metnin yer aldigi kitap Atatürk’ün ”Medeni Bilgiler-Uygarlik Bilgileri ” Kitabiymis.

 

Meslek nasil intihap olunur ve yapilir (Meslek seçimi ve Kariyer)

 

1- Çalismak zorlamayla olacak bir sey degildir. Yeteneklerinize uygun ve gücünüzle orantili bir meslek bulmali ve seçmelisiniz.

 

2- Gençlerin en önemli meselesi meslek seçimi olmalidir. Herkes yetenegine göre bir meslek ve mevkide görev yapmalidir. Gençlerin mesleklerin distan görünen faydalarina kapilip meslegi seçerlerse, mesailerini bosa harcamis olurlar. Bunun sonucunda da basarisiz olurlar, kariyerlerinde yükselemezler ve kendilerini basarisiz görüp mutsuz olurlar. Ayrica yeteneklerine uygun bir meslek seçmedikleri için baskasinin doldurabilecegi bir mevkiyi de isgal ederek o kisinin de hakkini gasp etmis olurlar.

 

3- Tüm mesleklerin ortak erdemleri vardir. Bunlar: Üstlerine özen göstermek, Dogru olmak,  Saygili olmak, Astlara güler yüzlü davranmak, Çaliskan Olmak, Hedef Sahibi olmak ve  Agzi siki( Sir tutabilen) olmak.  Bu faziletleri tasimayan kisi is yerindeki arkadaslariyla geçinemez ve isinde basarili olamaz.

 

4- Herkes mesleginden mutluluk duymalidir. Meslegi ne olursa olsun bir fayda saglayacak ve bir görev sahibi olacaktir. Insan vazifesini, cesaretli, atak, sadik ve namuslu sekilde yapinca elinden geleni ve görevini yapmis olur.

 

5-Görevinizi diger kisileri kiskanmadan yapmalisiniz. Kariyer yolunda yalniz degilsiniz. Sizinle ayni hedefe sahip baskalari da olacak. Bu hayat karsilasmasinda diger rakipleriniz yetenekleri ile sizi geçebilirler. Bir basari elinizden kaçabilir, bundan dolayi rakiplerinize kizmayiniz. Eger elinizden geleni yaptiysaniz kendinize de kizmayiniz. Asil önemli olan kariyer yolunda verdiginiz çaba ve emektir. Insanin elinde olan ve kendisini mutlu edecek olan sey çabadir.

 

6- Bazen insanlar tembellikten baba mesleklerini, bilinen meslekleri seçebilir veya ailelerinin meslek isteklerine boyun egebilirler. Oysa kusaktan kusaga disaridaki hayatinin bütün sart ve kurallari degisebilir. Degisen bu yeni sartlara uymayan, eski geleneklerde israr eden, tek basina kalmaya,zayiflamaya ve harap olmaya ve yok olmaya mahkumdur.

 

7- Her seyde oldugu gibi kariyerinde de  insan kendi gücüne uygun olani aramalidir. Insan atak ve girisken olmali gerektiginde tehlike ve riski göze almalidir. Insan her yeni girisimde/ yaptigi her yenilikte özel bir mutluluk duyar ve kendi kuvvetinin ve gücünün degerini anlar. O zaman insan kendi kendini takdir edip daha iyi motive olur ve baskalarinca da takdir edilir. Tek kaldiginda ve takdir edilmediginde ise kendi güçsüzlügünün acisini hisseder.

 

Meslek Nasil Intihap Olunur ve Yapilir – Mustafa Kemal Atatürk  [ Orijinal Metin ]

 

I. Meslek intihabi:

 

Her zoraki çalisma sert ve agir gelir. Insanin çalismaktan hoslanmasi ve zevklenmesi için meslegini kabiliyetlerine uygun ve kuvveti ile mütenasip olarak intihap etmis olmasi lâzimdir. Binaenaleyh, gençlikte en mühim mesele, meslek intihabidir. Sahsî saadet ve ayni zamanda içtimaî menfaat buna tâbidir. Herkes, kabiliyeti ile mütenasip mevkide bulunmalidir. Ekseriya bir meslegin zahirî faydalarina kapilan bir genç, o vazifenin müskülâtiyle mütenasip bir surette kuvvetlerini temin edememis ise ifrat derecede ve faydasiz mesaiye mecbur olur. Ya hiç muvaffak olamaz veya asagi bir derecede kalir ve kendinden de memnun olmaz. Bundan fazla olarak, baskasinin daha iyi isgal edecegi bir mevkii tutmakla haksizlik etmis olur. Gençler kiskançliktan ve baskalarinin elde ettikleri parlak neticeler hayalinden sakinmalidirlar, ihtiyatkâr-lik ve içtimaî vazife kaygusu bunu icap ettirir.



Biri, zabit üniformasinin sirmalari hosuna gittigi için asker olmak ister, bir digeri de, bir muharririn veya bir ressamin kazandigi servet ve söhret gözlerini kamastirdigindan zekâ ve tahsilini nazari dikkate almadan muharrir veya sanatkâr olmak isterse, bu gibi hareketlerin neticesi ekseriya sukutu hayaldir. Diger bir noktai nazardan bu gibiler, içtimaî heyet için kaybolmus kuvvetlerdir; bunlar, daha iyi idare olunsalardi, kendilerinin hayati temin edilmis ve beseriyetin saadeti arttirilmis olurdu.



Insan, kendine göre bir meslege girmeyip de digerine girmekle hürriyetini tahdit ve zan olundugundan fazla istikbalini yanlis tespit eder. Zira, sapilan bir yol kolayca terk olunamaz; her meslegin icaplari, âdetleri ve itikatlari vardir.


Bunlara, insan bizzarure tâbi olur.


II. Meslek faziletleri:

Her meslek, bazi kabiliyetler ve hususî vasiflar ister. Bu, süphesizdir. Fakat, bazi müsterek faziletler vardir ki, bunlar ayni zamanda, sahsin muvaffakiyeti ve kendisine mevdu islerin iyi gitmesi için lâzimdir. En asagi dereceden, en yukariya kadar umumî sartlar aynidir:



Mafevklere karsi, ihtimam, dogruluk, hatirsinaslik; madunlara karsi, teveccüh ve kabul edilen iste gayret, istikamet, ketumiyet. Bu gibi faziletler olmaksizin, ne arkadaslar arasinda iyi münasebetler olur ve ne de is muvaffak olur. Meslek vazifesi, yalniz sahsin muvaffakiyet ve emniyetini degil, belki daha ziyade cemaatin refahini alâkadar eder.

Vatan, bütün evlâtlarinin çalismasi ile ve yardimi ile yasar ve bundan baska cemiyetin mekanizmasinda faydasiz hiçbir parça yoktur. Devleti idare eden nazirla, vatanin refahina, elinin isiyle yardim eden sanatkâr arasinda, yalniz küçük bir fark vardir; o da sudur: Birinin vazifesi digerininkinden daha mühimdir. Fakat, her ikisinde de, iyi yapilmak sartiyle, ahlâkî kiymet aynidir. Binaenaleyh, herkes, kendisine isabet eden isten memnun olmalidir. Meslegi ne olursa olsun, bir fayda tevlit edecek ve bir vazife görecektir. Insan, vazifesini cesaret, cüret, sadakat ve namuskârlikla yapinca, elinden geleni yapmis olur.
Ayni zamanda, bu vazifeyi, digerlerine karsi hasetsiz yapmalidir. Yolunda, yalniz olmiyacaksm; orada, ayni hedefi takip eden baskalari ile beraber yürüyeceksin, bu hayat müsabakasinda, digerleri, kabiliyetleri itibariyle sizi geçebilirler.

Bir muvaffakiyet, elinizden kaçabilir. Bundan dolayi, onlara kizmayiniz ve elinizden geleni yapmissaniz, kendi kendinize de kizmayiniz. Asil mühim olan gayrettir. Insanin elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.

III. Tesebbüs fikri:

 

Bir tembellik veyahut ahlâk gevsekligi, ekseriya insani, ecdadinin yasadiklari ayni iste ve ayni noktada tevkif eder. “Babam, büyükbabam böyle yaptilar. Ben niçin baska türlü yapayim” derler. Nesilden nesle haricî hayatin umumî sartlari degisir. Yeni sartlara uymiyan ve an’anede israr eden, münferit kalmaya, zayif düsmeye, harabîye ve ölüme mahkûmdur.



Bugün iddia olunamaz ki, bir tenezzüh seyahati için, yavas giden eski bir araba, yolun güzelliklerinden istifadeye müsait iyi bir nakliye vasitasidir. Bir iste, ekspres treniyle giden bir rakiple müsabaka mevzuu bahsolununca araba ile gitmek geç kalmak için en emin bir vasitadir. Her sey böyledir. Her seyde en iyi ve insanin kendi kuvvetiyle mütenasip olani aranmalidir. Insan, cüret edebilmeli ve tehlikeyi göze alabilmelidir. Insan yeni bir tesebbüste hususî bir zevk duyar; kuvvetini ve degerini anlar. O zaman, kendi kendini daha iyi takdir eder ve baskalarina daha iyi takdir ettirir. Münferit kalinca, kendi kudretsizliginin acisini hiseder.

Gazi Mustafa Kemal’in meslek seçimine iliskin görüsleri

Medeni Bilgiler, Uygarlik Bilgileri

Gazi Mustafa Kemal – 1930

 





SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır