Iste Osmanli Kitap Kültürü...

14.6.2016 12:36:29 BilgeDede
Iste Osmanli Kitap Kültürü..." title=  

18. yüzyilda yasayan bir Osmanli âlimi olan Carullah Efendi'nin kitaplarina aldigi notlardan yola çikarak Berat Açil'in editörlügünde hazirlanan “Osmanli Kitap Kültürü” adli çalisma, bir Osmanli'nin hayatindan önemli kesitler sunuyor.

Rumeli Yenisehir'inde dogup ilk tahsilini burada tamamlayan Carullah Efendi, 15 yasinda yine ayni bölgede Tasmektep adiyla anilan medreseye devam ederek ilmî kariyerine giden yolun ilk taslarini dösemisti.
Kisa süreli bir Istanbul macerasinin ardindan rihle gelenegine uyarak ayrilan Carullah Efendi, Iskenderiye'den Kahire'ye, Mekke'den Medine'ye, Kudüs'ten Bagdat'a renkli Imparatorluk haritasindaki kadîm sehirlerin kütügüne ismini kaydettirmisti. (Hicaz'da bir süre ikâmet ettigi için “Allah komsusu" anlaminda “Cârullah" lakabini almistir.)
Büyükayasofya ve Feyzullah Efendi medreselerinde müderrislik, Galata, Edirne ve Halep'te kadilik yapan, Osmanli asirlari boyunca pek çok örnegine rastlayabilecegimiz siradan bu kadi-müderris portresini bizim için siradisi yapan seyse son nefesine kadar kendisine refakat eden kitaplar.

Cârullah Efendi'nin kitaba yaklasimi her seyi bedelini verip satin alan günümüz insanina oldukça ilginç gelebilir. O, kitabi “Allah'in sundugu en güzel nimetlerden biri" olarak degerlendiriyor ve sahip oldugu bir kitapla “seref buldugunu" söylüyordu. Ayrica baskasindan edindigi bir kitap için “bu fakirin nöbetine intikal etti" demesi onu bir emanet olarak idrak ettigini açikça ortaya koyuyor: “Bugün ben yazdim sahibiyim diye, bilemiyorum yarin kim yazacak sahibi oldugunu."
Her ne kadar kitaba sahip olmayi bir “nasip" isi olarak görse de bazen almadigi kitaplar için hayiflanmadan edemez. Mesela Hicaz'a giderken ugradigi Halep'te Ibn Arabî'nin “Ankaü Mugrib" adli eserinin bir serhine rastlamis, 2,5 kurusa kendisine teklif edilen bu nüshayi almadigina pisman olmustur. Neyse ki Halep kadiligi esnasinda bu serhin müellif nüshasini bulmus ve istinsah ettirmisti.
Ibn Arabî hayrani bir âlim
Kahramanimizin Ibn Arabî'ye hususî bir alakasi oldugu söylenebilir, zira Seyhül-Ekber'in bir eserinin iç sayfasinda “72 ilme tam ve kâmil olarak samil olan efendim Muhyiddin Ibn-i Arabî" notunu okuyoruz. Ayrica bu büyük sûfinin felekler ile nuranî âlemler arasindaki baglantiyi açiklayan “Mevâki'un-Nücûm" adli eserinin ikinci bir nüshasinin Carullah Efendi'nin kütüb-i nefisesi arasinda bulunmasi onun bibliyoman tarafina da isaret etmektedir.

Kitaplarini basta yanginlar olmak üzere su, güve vs. türlü tehlikelere karsi gözü gibi koruyup sakindigindan emin olsak da Carullah Efendi'nin aldigi birtakim önlemler vardi, bunlarin basinda da “Ya Kebikeç" geliyordu. Rivayete göre Süryanicede haserati yok etmekle görevli bir melegin veya kitap kurtlari seyhinin adidir Kebikeç. Üzerine yazildigi kitaba herhangi bir haserat, o melekten korktugu yahut seyhlerinin adina saygi duydugu için zarar vermez. Tasavvufla alakali bir kitabin basina “Ey Kebikeç, gel ve bu nüshayi haserattan koru!", matematikle alakali bir kitabin basinaysa “Ya Allah, Ya Hafiz, Ya Kebikeç" ifadesini yazan Carullah Efendi'nin bu rivayetin dogruluguna itimadinin tam oldugunu söylemeye gerek yok sanirim!
Emeviye Camii'ndeki uyari
Ayni zamanda Naksibendiye tarikatine mensuptur ve sadece kitaplarin dünyasina dair notlar düsmez derkenarlara. Kendi iç âleminde yasadigi bazi mühim hadise ve hesaplasmalari da anlatir. Mesela Sam'da esma zikriyle mesgul oldugu bir anda kendisine bir hal gelmis ve “Ey Gaffar ve Gafur olan Allahim, benim zamanimda bulunan bütün insanlari affet" diye dua etmistir. Ardindan Emevi Camii'nde virdine devam ederken Seyhülharem, ayagiyla arkasi dönük olan Carullah Efendi'ye siddetli bir sekilde vurunca “Aslinda anladim ki" diyor, “seyh bana kadi naibi için hazirlanmis olan seccadeye farkinda olmadan oturdugum için vurmustu. Kendi kendime bu olayin bana bir uyari oldugunu söyledim; bir uyariydi, zira ben gece Allah'tan zamanimda yasayan bütün herkesi affetmesi için dua etmistim, böylece Allah'in böyle bir duaya razi olmadigini anlamis oldum." Carullah Efendi'nin yalnizca notlarindan hareketle oto/biyografisini insa eden ilginç bir deneme yapilmistir (Sami Arslan, “Eserden Müessire Seyr u Sefer: Carullah Efendi'nin Derkenar Notlarinin Biyografisine Katkisi, FSM Ilmî Arastirmalar, s. 5, 2015).

Carullah Efendi'nin edebî zevkine dair de fikir sahibi olmamizi sagliyor notlar. Klasik Osmanli siirinin kurucularindan kabul edilen Ahmed Pasa'nin Divan'ina Kâtib Osman adli bir halk sairinin
“Deli gönül efendisin gözedür
Ol sâh-i âlî-sân ne zamân gelür"
misralariyla baslayan siirini yazmasi saray/halk edebiyati çatismasinin günümüz edebiyat tarihlerinde abartildigi kadar keskin olmadiginin bir baska göstergesi. Carullah Efendi kitaplarinin üzerine vurmak üzere iki adet tarihli mühür yaptirmistir. Bu iki mühür Arapça olmasina ragmen tarih yer almayan üçüncü bir mühre hece ölçüsüyle hakkedilen su siiri gelin, birlikte okuyalim ve hep beraber “Âmin" diyelim:
“Ola mazhar-i bismillah
Hem habib-i Resulullah
Bula tevfik-i lutfullah
Veliyüddin Carullah"
Imparatorluk topraklarinin bir ucundan digerine yaptigi seyahatlerden, Fatih Camii avlusunda kümelenen sahaflardan ve müzayedelerden yazmalar satin aldi, alamadiklariniysa kopya ettirdi. Fatih Camii yakinlarinda bir medrese ve kütüphane yaptirdi ve talebelerin istifade etmesi için “Mülk Allah'indir" ayeti mucibince hadisten tefsire, fikihtan astronomiye, matematikten cifre, edebiyattan tasavvufa bü- tün kitaplarini vakfederek 'emanet'i kendinden sonrakilere birakti. Basta mantik, belagat ve kelam olmak üzere 40'in üzerinde eser yazan Carullah Efendi'nin son nefesini vermeden kisa bir süre önce okudugunu tahmin ettigimiz bir kitabin üzerinde su notu düstügünü görüyoruz: “Su an ben Allah'in her türlü felaketlerden korumasini istedigim Kostantiniyye'de bu serhin mütalaasiyla mesgulüm." Carullah Efendi kitaplarin kendisine “eslik ettigini" söylemis, okuyuculari da bir bakima “kardesi" olarak görmüstü.


“Bizler ki ayni kitaba bas egmis insanlariz, bizden âlâ akraba mi olur?"






SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır